|
İsra Suresi 24
Vahfıd lehumâ cenâhaz zulli miner rahmeti ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ(sagîren).
1. vahfıd (ve ihfıd) : ve (yere) indir, ger
2. lehumâ : onlara, o ikisine
3. cenâha : kanat
4. ez zulli : yumuşak olarak, alçaltarak (zelil olarak), tevazu ile
5. min er rahmeti : rahmetten, merhametten, merhamet ederek
6. ve kul : ve de, söyle
7. rabbirhamhumâ : Rabbim, ikisine de rahmet et
8. kemâ : gibi, nasıl
9. rabbeyânî : (ikisi) beni yetiştirdi, terbiye etti
10. sagîren : küçük iken
İmam İskender Ali Mihr : Ve onlara (ikisine), merhamet ederek ve tevazu ile kanat ger! Ve Rabbim, onların beni yetiştirdiği gibi ikisine de merhamet et! de.
Diyanet İşleri : Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.
Abdulbaki Gölpınarlı : İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevâzı ol ve yâ Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.
Adem Uğur : Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.
Ahmed Hulusi : Rahmet`ten ötürü onlara mütevazı ol. . . De ki: "Rabbim. . . Merhamet et onlara, küçükken beni terbiye ettikleri gibi. "
Ahmet Tekin : İkisine de, şefkatle, tevazu ile kol kanat ger.
`Rabbim, onların, beni, küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de, onlara merhametinle muamele et` de.
Ahmet Varol : Onlara acıyarak alçakgönüllük kanadını indir ve: `Ey Rabbim! Onlar beni küçükken eğittikleri gibi sen de onlara merhamet et` de.
Ali Bulaç : Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge."
Ali Fikri Yavuz : İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: -Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikeri gibi, sen de kendilerine merhamet et.
Bekir Sadak : Onlara aciyarak alcak gonulluluk kanatlarin ger ve: «Rabbim! Kucukken beni yetistirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!» de.
Celal Yıldırım : Onlara çok merhametli davranıp tevazu` kanadını indir ve de ki: Rabbim I Küçükken beni besleyip büyüttükleri gibi onlara merhamette bulun.
Diyanet İşleri (eski) : Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: `Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!` de.
Diyanet Vakfi : Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!» diyerek dua et.
Edip Yüksel : Onlara merhamet ederek alçak gönüllük kanadını ger ve de ki, `Rabbim, beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.`
Elmalılı Hamdi Yazır : İkisine de merhametten döşenerek kanad indir ve de ki: rabbım! İkisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye ettikleri gibi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : İkisine de merhametten döşenerek kanat indir ve de ki: «Rabbim! ikisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: «Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.»
Fizilal-il Kuran : Onlara karşı besleyeceğin acıma duygusunun etkisi ile önlerinde alçak gönüllülük kanatlarını indir ve de ki; «Ey Rabbim onlar küçükten beni nasıl büyüttüler ise, sen de öyle merhamet et.»
Gültekin Onan : Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse sen de onları esirge."
Hasan Basri Çantay : Onlara acıyarak tevaazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: «Yârab, Onlar beni çocukken nasıl terbiye etdilerse Sen de kendilerini (öylece) esirge» de.
Hayrat Neşriyat : Hem onlara merhamet(in)den alçak gönüllülük kanadını indir ve de ki: `Rabbim!(Onlar) beni küçük iken nasıl (merhamet edip) yetiştirdilerse, (sen de) onlara (öyle)merhamet eyle!`
İbni Kesir : Merhametten onlara alçak gönüllülük kanatlarını ger. Ve de ki: Rabbım; o ikisi, beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et.
Muhammed Esed : ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp esirgeyerek kol kanat geresin; ve "Ey Rabbim!" diyesin, "Onların beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve ikisi için merhametten tevazu kanadını indir ve de ki: «Yarabbi! İkisine de merhamet buyur. Nasıl ki, onlar beni çocuk iken besleyiverdiler.»
Ömer Öngüt : Onlara acıyarak tevâzu kanatlarını yerlere kadar indir ve de ki: Ey Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse, sen de kendilerine öylece merhamet et.
Şaban Piriş : Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: Rabbim, onların küçükken bana merhametle muamele ettikleri gibi şimdi de sen onlara merhamet et.
Suat Yıldırım : Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: "Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!"
Süleyman Ateş : Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve: "Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim! Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı!" de.
Tefhim-ul Kuran : Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: «Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.»
Ümit Şimşek : Onları esirgeyerek tevazu kanadını ger ve de ki: `Rabbim, onlar beni küçüklüğümde nasıl yetiştirdilerse, Sen de onlara öylece merhamet et.`
Yaşar Nuri Öztürk : Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi."
|