|
Mutaffifin Suresi 17
Summe yukâlu hâzellezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
1. summe : sonra
2. yukâlu : denir
3. hâzâ ellezî : bu ..... o ki, o şey
4. kuntum : siz oldunuz
5. bi- hî : onu, kendisini
6. tukezzibûne : yalanlıyorsunuz
İmam İskender Ali Mihr : Sonra onlara: Bu, sizin kendisini yalanladığınız şeydir. denilir.
Diyanet İşleri : Sonra da onlara, Yalanlamakta olduğunuz işte budur denecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra denir ki: İşte buydu yalanladığınız.
Adem Uğur : Sonra onlara: "İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur" denilir.
Ahmed Hulusi : Sonra: "İşte bu, yalanladığınız şeydir" denilir.
Ahmet Tekin : Dahası, onlara: `İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir.` denilecek.
Ahmet Varol : Sonra: `İşte bu yalanlamakta olduğunuz şeydir` denir.
Ali Bulaç : Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Ali Fikri Yavuz : Sonra (onlara) şöyle denilecek: - İşte (dünyada) inkâr etmiş olduğunuz (azab) budur.
Bekir Sadak : Sonra da: «Yalanlayip durdugunuz iste budur» denecektir.
Celal Yıldırım : Sonra da, «İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!» denilecek.
Diyanet İşleri (eski) : Sonra da: `yalanlayıp durduğunuz işte budur` denecektir.
Diyanet Vakfi : Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.
Edip Yüksel : `Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur` denir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra da denecek: işte bu, sizin o tekzîb edip durduğunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra da onlara: «İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!» denilecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra da onlara: «İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir» denilecek.
Fizilal-il Kuran : Sonra da onlara: «İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir» denilecek.
Gültekin Onan : Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Hasan Basri Çantay : Sonra da (onlara) «İşte (bu azâb) sizin yalan saymakda devam etdiğiniz şeydir» denilecek.
Hayrat Neşriyat : Sonra da (onlara): `İşte kendisini yalanlamakta olduğunuz (azab), budur!` denilecektir.
İbni Kesir : Sonra da onlara; yalanlayıp durduğunuz işte budur, denilecektir.
Muhammed Esed : ve kendilerine, "Bu, işte sizin yalanlamaya düşkün olduğunuz (şey)dir!" denilecek.
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra denilir ki: «İşte bu, sizin kendisini yalanladığınız şeydir.»
Ömer Öngüt : Sonra da onlara: "İşte yalanlayıp durduğunuz şey budur!" denilecektir.
Şaban Piriş : Sonra da onlara denilecek ki: -Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.
Suat Yıldırım : Sonra kendilerine: "İşte size yalan saydığınız cehennem!" denilir.
Süleyman Ateş : Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.
Tefhim-ul Kuran : Sonra onlara: «İşte sizin yalanlamakta olduğunuz budur» denir.
Ümit Şimşek : Sonra da onlara `İşte budur yalanladığınız şey!` denecektir.
Yaşar Nuri Öztürk : Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.
|