Kâlû e numinu leke vettebeakel erzelûn(erzelûne).
1. kâlû : dediler
2. e : mı
3. nu`minu : inanırız
4. leke : sana
5. ve ittebea-ke : ve sana tâbî oldular
6. el erzelûne : en basit insanlar, rezil insanlar
İmam İskender Ali Mihr : Sana en basit insanlar tâbî olduğuna göre, biz (de) mi sana inanalım? dediler.
Diyanet İşleri : Dediler ki: Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?
Abdulbaki Gölpınarlı : Dediler ki: Sana, aşağılık kişiler uymuş, biz de mi inanalım sana?
Adem Uğur : Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "En alt tabaka sana tâbi oluyor iken, sana iman eder miyiz hiç?"
Ahmet Tekin : `Ayak takımı, reziller senin peşinden giderken biz sana inanıp, güvenebilir miyiz?` dediler.
Ahmet Varol : Dediler ki: `Sana aşağılık insanlar uymuşken biz sana iman eder miyiz?`
Ali Bulaç : Dediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"
Ali Fikri Yavuz : Onlar dediler ki: - Arkana hep düşük kimseler takılmışken, biz sana iman eder miyiz?
Bekir Sadak : «ana mi inanacagiz? Sana en rezil kimseler uymaktadir» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar Nuh`a dediler ki: Sana en rezil aşağılık insanlar uymuşken biz sana inanır mıyız?
Diyanet İşleri (eski) : `Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır` dediler.
Diyanet Vakfi : Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
Edip Yüksel : Dediler ki, `Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız?`
Elmalılı Hamdi Yazır : A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o erzail düşmüş?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız? dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?»
Fizilal-il Kuran : Soydaşları, «peşinden gelenler aramızdaki ayak takımı iken hiç biz sana inanır mıyız» dediler.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"
Hasan Basri Çantay : Dediler ki: «Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana îman eder miyiz»?
Hayrat Neşriyat : (Onlar

`Sana en düşük kimseler (fakirler) tâbi` olmuşken, (biz) sana îmân eder miyiz?` dediler.
İbni Kesir : Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.
Muhammed Esed : "(Toplumun) en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler: «Sana imân eder miyiz? Halbuki, sana en bayağı kimseler tebaiyyet edivermişlerdir.»
Ömer Öngüt : Şöyle cevap verdiler: Sana hep düşük bayağı kimseler tâbi olmakta iken biz sana hiç iman eder miyiz?
Şaban Piriş : -Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.
Suat Yıldırım : "A!" dediler, "Seni izleyenlerin, toplumun en aşağı tabakasından olduklarını göre göre sana inanmamızı nasıl beklersin?"
Süleyman Ateş : Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?»
Ümit Şimşek : Onlar, `Sana uyanlar hep ayak takımı; biz sana inanır mıyız?` dediler.
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."