|
Suara Suresi 149
Ve tenhıtûne minel cibâli buyûten fârihîn(fârihîne).
1. ve tenhıtûne : ve oyuyorsunuz, yontuyorsunuz
2. min el cibâli : dağlardan
3. buyûten : evler
4. fârihîne : maharetle, ustaca yapanlar
İmam İskender Ali Mihr : Ve dağlardan maharetle evler oyuyorsunuz (yontuyorsunuz).
Diyanet İşleri : Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve büyük bir akılla, ustalıkla dağlarda evler yontmadasınız.
Adem Uğur : (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).
Ahmed Hulusi : "Hünerli ve keyifli olarak dağlardan evler yontuyorsunuz!"
Ahmet Tekin : `Hep böyle, dağlarda keyifli keyifli ustaca mağaralar, kâşâneler kesip yontabileceğinizi mi sanıyorsunuz?`
Ahmet Varol : Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.
Ali Bulaç : "Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."
Ali Fikri Yavuz : Bir de dağlardan (taşlarından) neşe ve zevkle evler yontuyorsunuz.
Bekir Sadak : (142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah`a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah`tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah`tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.
Celal Yıldırım : Dağlardan da ustaca sayılacak şekilde (fakat) şımarıkça evler yontuyorsunuz : (Bunun böyle devam edeceğini mi sanıyorsunuz ? Hayır aldanıyorsunuz).
Diyanet İşleri (eski) : (142-152) Kardeşleri Salih onlara: `Allah`a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah`tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah`tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin` dedi.
Diyanet Vakfi : (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).
Edip Yüksel : `Ve dağlardan lüks köşkler yontuyorsunuz.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ki bir de dağlardan keyfli keyfli evler yontuyorsunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ki bir de dağlardan keyifli keyifli evler yontuyorsunuz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz.»
Fizilal-il Kuran : Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz?
Gültekin Onan : "Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."
Hasan Basri Çantay : «Dağlardan şımarık şımarık evler yontuyorsunuz».
Hayrat Neşriyat : `(Kendi hâline bırakılacağını zanneden) şımarık kimseler olarak dağlardan evleryontuyorsunuz.`
İbni Kesir : Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız?
Muhammed Esed : Ve dağlarda hep böyle ustalıkla evler yontabileceğinizi (mi sanıyorsunuz)?
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve dağlardan hazıkâne bir halde evler yontuyorsunuz?»
Ömer Öngüt : Dağlarda ustalıkla kâşâneler oyar mısınız?
Şaban Piriş : Dağları oyup, ustalıkla evler yapıyorsunuz.
Suat Yıldırım : Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?
Süleyman Ateş : "Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
Tefhim-ul Kuran : «Dağlardan da ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz?»
Ümit Şimşek : `Öyle sandığınız için mi dağlarda konforlu evler yontuyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk : "Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz."
|