|
Suara Suresi 19
Ve fealte faletekelletî fealte ve ente minel kâfirîn(kâfirîne).
1. ve fealte : ve sen yaptın
2. fa`lete-ke : senin işin
3. elletî : ki o
4. fealte : sen yaptın
5. ve ente : ve sen
6. min el kâfirîne : kâfirlerden, inkâr edenlerden
İmam İskender Ali Mihr : Ve sen, yapacağın işi yaptın (cinayet işledin). Ve sen, kâfirlerdensin.
Diyanet İşleri : (Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve o yaptığın işi de yaptın ve sen, nankörlerdensin.
Adem Uğur : Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
Ahmed Hulusi : "Bir de o fiili işledin! (Firavun`un halkından birini öldürmek). . . Sen nankörlerdensin!"
Ahmet Tekin : `Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankör birisisin.`
Ahmet Varol : Sonuçta o yaptığın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.`
Ali Bulaç : "Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin."
Ali Fikri Yavuz : O yaptığın işi (Kıptîyi öldürmeyi) de sen işledin; sen nankörlerdensin.
Bekir Sadak : (18-19) Firavun Musa`ya: «Biz seni cocukken yanimiza alip buyutmedik mi? Hayatinin bircok yillarini aramizda gecirmedin mi? Sonunda yapacagni da yaptin. Sen nankorun birisin» dedi.
Celal Yıldırım : Yapmak istediğini yaptın ve sen (cidden) nankörlerdensin,» dedi.
Diyanet İşleri (eski) : (18-19) Firavun Musa`ya: `Biz seni çocukken yanımıza alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi? Sonunda yapacağını da yaptın. Sen nankörün birisin` dedi.
Diyanet Vakfi : Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!
Edip Yüksel : `Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankör birisin.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem de o yaptığın fi`li yaptın, o halde sen o nankör kâfirlerdensin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : hem de o yaptığın (kötü) işi yaptın; o halde sen o nankör kafirlerdensin!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!»
Fizilal-il Kuran : Sonunda o ağır suçu işledin. Sen o sırada bir kafirdin.
Gültekin Onan : "Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen kafirlerdensin."
Hasan Basri Çantay : «O yapdığın fi`li de sen işledin. Sen nankörlerdensin».
Hayrat Neşriyat : `Sonunda o yaptığın işi de yaptın; o hâlde sen nankörlerdensin!`
İbni Kesir : Ve yapacağın işi de yaptın. Sen nankörlerdensin.
Muhammed Esed : Ama sonunda yapacağını yaptın ve nankör biri oldu(ğunu gösterdi)n!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Ve o yaptığın fiilini yapıverdin. O halde sen nankörlerdensin.»
Ömer Öngüt : Sonunda yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin!
Şaban Piriş : Sonunda yapacağını yaptın, Sen nankörün birisin!
Suat Yıldırım : "Sonunda da bildiğin o işi yapmıştın. Sen doğrusu nankörün tekisin!"
Süleyman Ateş : "Ve sonunda o yaptığını da yaptın, sen nankörlerden birisin."
Tefhim-ul Kuran : «Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin.»
Ümit Şimşek : `Ondan sonra da yapacağını yaptın. Sen nankörün birisin.`
Yaşar Nuri Öztürk : "Ve sonunda o yaptığını da yaptın. Nankörlerden birisin sen."
|