|
Suara Suresi 208
Ve mâ ehleknâ min karyetin illâ lehâ munzirûn(munzirûne).
1. ve mâ ehleknâ : ve biz helâk etmedik
2. min karyetin : (kasabalardan) bir kasabayı
3. illâ : den başka, olmaksızın, olmadıkça
4. lehâ : onun, ona
5. munzirûne : nezirler, uyarıcılar
İmam İskender Ali Mihr : Ve hiçbir kasabayı, nezirler olmadıkça (ona nezirler göndermedikçe) helâk etmedik.
Diyanet İşleri : Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve hiçbir şehri helâk etmedik ki oraya, korkutucu peygamberler göndermeyelim de.
Adem Uğur : Bununla birlikte hangi memleketi, helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Ahmed Hulusi : Biz, uyarıcıları gelmemiş hiçbir bölge halkını helâk etmedik.
Ahmet Tekin : Biz hiçbir memleketi sorumluluk hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar göndermeden helâk etmedik.
Ahmet Varol : Biz hiçbir kasabayı kendisi için uyarıcılar olmadan helak etmedik.
Ali Bulaç : Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
Ali Fikri Yavuz : Biz hangi memleket halkını helâk ettikse, muhakkak o memleket halkını korkutucu peygamberler olmuştur.
Bekir Sadak : (208-20) 9 Hicbir kasaba halkini kendilerine ogut veren uyaricilar gelmeden yok etmedik. Biz zalim degiliz.*
Celal Yıldırım : Hiçbir kasaba (halkını), kendilerine uyarıcılar göndermedikçe yok etmiş değiliz.
Diyanet İşleri (eski) : (208-209) Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.
Diyanet Vakfi : (208-209) Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
Edip Yüksel : Biz uyarıcıları olmayan hiç bir kenti yok etmedik.
Elmalılı Hamdi Yazır : Maamafih biz hangi memleketi helâk ettikse her halde onu inzar edenler olmuştur
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla birlikte Biz hangi memleketi helak ettikse, muhakkak onun uyarıcıları olmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Fizilal-il Kuran : Yok ettiğimiz her ülkeye mutlaka uyarıcılar gönderdik.
Gültekin Onan : Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın biz hiç bir ülkeyı yıkıma uğratmış değiliz.
Hasan Basri Çantay : (208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.
Hayrat Neşriyat : (208-209) Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.
İbni Kesir : Uyarıcılar olmaksızın Biz, hiç bir kasabayı helak etmedik.
Muhammed Esed : Kaldı ki, Biz hiçbir toplumu önceden uyarmadan yok etmemişizdir
Ömer Nasuhi Bilmen : Biz hiçbir beldeyi helâk etmedik, illâ onun için inzar edenler bulunmuştur.
Ömer Öngüt : Biz hiçbir memleket halkını, uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.
Şaban Piriş : (208-209) Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. Hiçbir zaman zulmedici olmadık.
Suat Yıldırım : Biz hiç bir ülkeyi, uyarıcıları gelmeden imha etmedik.
Süleyman Ateş : Biz, hiçbir kenti helâk etmedik ki onun uyarıcıları olmasın (helâk etmeden önce mutlaka uyarıcı gönderdik).
Tefhim-ul Kuran : Kendisi için bir uyarıcı, korkutucu olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
Ümit Şimşek : Biz, uyarıcısı olmayan hiçbir beldeyi helâk etmedik.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti/uygarlığı helâk etmemişizdir.
|