|
Suara Suresi 209
Zikrâ, ve mâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
1. zikrâ : hatırla, zikret
2. ve mâ kunnâ : ve biz olmadık
3. zâlimîne : zalimler, zulmedenler
İmam İskender Ali Mihr : Hatırla ki Biz, zalimler (zulmedenler) olmadık.
Diyanet İşleri : Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Öğüt vermesinler ve biz zulmetmeyiz hiç.
Adem Uğur : (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değilizdir.
Ahmed Hulusi : (Önce) hatırlatma olur! Biz haksızlık etmeyiz!
Ahmet Tekin : İkazda bulunmadan, öğüt vermeden de helâk etmedik. Biz zâlim değiliz.
Ahmet Varol : Hatırlatma yapılmıştır. Biz zalimler değiliz.
Ali Bulaç : (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.
Ali Fikri Yavuz : (Onlara) öğüd verilmiştir. Biz (onları helâk etmekle) zulmetmiş değilizdir.
Bekir Sadak : (208-20) 9 Hicbir kasaba halkini kendilerine ogut veren uyaricilar gelmeden yok etmedik. Biz zalim degiliz.*
Celal Yıldırım : Öğüt ve hatırlatmada bulunulmuştur ; ve biz onlara zulmediciler olmadık.
Diyanet İşleri (eski) : (208-209) Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.
Diyanet Vakfi : (208-209) Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.
Edip Yüksel : Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.
Elmalılı Hamdi Yazır : İhtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değilizdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : (Onlara) ihtar edilmiştir ve Biz haksızlık etmiş değilizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.
Fizilal-il Kuran : Amaç başlarına gelecekleri kendilerine önceden haber vermektir. Biz zalim değiliz.
Gültekin Onan : (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.
Hasan Basri Çantay : (208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzâr edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.
Hayrat Neşriyat : (208-209) Hâlbuki (biz) hiçbir memleketi, (halkına) nasîhat vermek üzere kendisine(gönderilen) korkutucuları (peygamberleri) olmadan helâk etmedik. Ve (aslâ) zâlimler olmadık.
İbni Kesir : Öğüt olarak. Ve Biz, zalimler olmadık
Muhammed Esed : ve hatırlatıcı mesajlar göndermeden; çünkü Biz (hiç kimseye) asla zulmetmeyiz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Azîm bir tenbih yapılmıştır ve Biz zulmedenler olmadık.
Ömer Öngüt : Öğüt vermek üzere. Biz zâlim değiliz.
Şaban Piriş : (208-209) Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik. Hiçbir zaman zulmedici olmadık.
Suat Yıldırım : Öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık.
Süleyman Ateş : (Uyarıcılar) uyarırlardı. Biz zulmediciler değildik.
Tefhim-ul Kuran : (Onlara) hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedenler değiliz.
Ümit Şimşek : Onlara öğüt verilmiş, hatırlatma yapılmıştır. Yoksa Biz haksızlık edici değiliz.
Yaşar Nuri Öztürk : Uyarı/hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.
|