|
Suara Suresi 76
Entum ve âbâukumul akdemûn(akdemûne).
1. entum : siz
2. ve âbâu-kum : ve sizin babalarınız, atalarınız
3. el akdemûne : kadim, eski, geçmiş
İmam İskender Ali Mihr : Siz ve sizin, geçmişteki babalarınızın (taptığı şeyleri).
Diyanet İşleri : (75-76) İbrahim, şöyle dedi: Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?
Abdulbaki Gölpınarlı : Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
Adem Uğur : ``İster siz, ister eski atalarınız``
Ahmed Hulusi : "Siz ve geçmişteki atalarınız!"
Ahmet Tekin : `Siz ve geçmiş atalarınız düşündünüz mü?`
Ahmet Varol : Siz ve geçmiş atalarınız.
Ali Bulaç : "Hem siz, hem de eski atalarınız?"
Ali Fikri Yavuz : (75-76) İbrahim şöyle dedi: - Şimdi gördünüz mü, o sizin ve geçen atalarınızın taptıklarını?
Bekir Sadak : (75-83) Ibrahim: «Eski atalarinizin ve sizin nelere taptiklarinizi goruyor musunuz? Dogrusu onlar benim dusmanimdir. Dostum ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, dogru yola eristiren de O`dur. Beni yediren de, iciren de O`dur. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Beni ldurecek, sonra da diriltecek O`dur. Ahiret gununde yanilmalarimi bana bagislamasini umdugum O`dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasina kat.
Celal Yıldırım : (75-76) İbrâhim : «Sizin ve önceki atalarınızın nelere taptıklarını (üzerinde düşünüp onların neler olduklarını iyice) görüp anladınız mı ?
Diyanet İşleri (eski) : (75-83) İbrahim: `Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O`dur. Beni yediren de, içiren de O`dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O`dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O`dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Diyanet Vakfi : (75-76) İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?
Edip Yüksel : `Siz ve geçmiş atalarınız?`
Elmalılı Hamdi Yazır : (76-77) Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül`âlemîn başka
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : (75-76) (İbrahim) dedi ki: «Siz ve sizden önceki atalarınızın neye taptıklarını şimdi gördünüz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (75-76) İbrahim dedi ki: «İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?»
Fizilal-il Kuran : Gerek sizin ve gerekse eski atalarınızın.
Gültekin Onan : "Hem siz, hem de eski atalarınız?"
Hasan Basri Çantay : (75-76) (İbrâhîm): «Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu»?
Hayrat Neşriyat : (75-76) (İbrâhîm) dedi ki: `Siz ve önceki atalarınız, artık nelere tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?`
İbni Kesir : Siz ve geçmiş atalarınız?
Muhammed Esed : Sizler ve sizden önceki atalarınız,
Ömer Nasuhi Bilmen : «Sizin ve eski atalarınızın?»
Ömer Öngüt : Hem siz hem de önceki atalarınız.
Şaban Piriş : Sizin ve önceki atalarınızın..
Suat Yıldırım : (75-76) İbrahim dedi ki: "Peki, gerek sizin taptığınız, gerek gelip geçmiş babalarınızın taptığı şeyler hakkında biraz olsun düşünmediniz mi?
Süleyman Ateş : "Siz ve eski atalarınız?"
Tefhim-ul Kuran : «Hem siz, hem de eski atalarınız?»
Ümit Şimşek : `Sizin de, geçmiş atalarınızın da taptığınız şeyleri?
Yaşar Nuri Öztürk : "Siz ve o eski atalarınız!"
|