|
Suara Suresi 97
Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).
1. tallâhi : Allah`a yemin olsun
2. in kunnâ : biz sadece olduk
3. le : elbette, mutlaka
4. fî : içinde
5. dalâlin : dalâlet
6. mubînin : apaçık
İmam İskender Ali Mihr : Allah`a yemin olsun ki, biz mutlaka apaçık bir dalâlet içindeydik.
Diyanet İşleri : Allaha andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah hakkı için gerçekten de biz, apaçık bir sapıklık içindeydik.
Adem Uğur : Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Ahmed Hulusi : "Tallahi, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde imişiz!"
Ahmet Tekin : `Vallahi biz, tamamen başımıza buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindeymişiz.`
Ahmet Varol : `Allah`a andolsun, biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Ali Bulaç : "Andolsun Allah`a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,"
Ali Fikri Yavuz : -Vallahi, doğrusu biz, açık bir sapıklık içinde idik.
Bekir Sadak : (96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.
Celal Yıldırım : Allah`a yemin ederiz ki, bizler gerçekten açık bir sapıklık içinde idik.
Diyanet İşleri (eski) : (96-102) Orada putlarıyla çekişerek: `Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak` derler.
Diyanet Vakfi : Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Edip Yüksel : `ALLAH`a andolsun, biz gerçekten çok açık bir sapıklık içinde imişiz.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Tallahi biz doğrusu açık bir dalâl içinde imişiz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vallahi biz, doğrusu açık bir sapıklık içindeymişiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.»
Fizilal-il Kuran : Vallahi bizler apaçık bir sapıklığa saplanmıştık.
Gültekin Onan : "Andolsun Tanrı`ya, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."
Hasan Basri Çantay : «Allaha andolsun, hakıykat biz apaçık bir sapıklık içinde idik».
Hayrat Neşriyat : (96-97) Onlar orada (putlarıyla) çekişerek derler ki: `Allaha yemîn olsun ki, (biz)elbette apaçık bir dalâlet içinde imişiz.`
İbni Kesir : Andolsun Allah`a ki; biz, apaçık sapıklıkta idik.
Muhammed Esed : "Allah şahittir ki, biz apaçık bir sapıklık içindeydik,
Ömer Nasuhi Bilmen : (96-97) Ve onlar orada birbirleriyle husumette bulunarak diyecekler ki: «Allah`a kasem olsun, biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz.»
Ömer Öngüt : Vallahi biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Şaban Piriş : -Vallahi biz, açıkça sapıklıktaydık.
Suat Yıldırım : (96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"
Süleyman Ateş : "Vallahi biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz!"
Tefhim-ul Kuran : «Andolsun Allah`a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,»
Ümit Şimşek : `Allah`a yemin olsun, apaçık bir sapıklık içindeymişiz.
Yaşar Nuri Öztürk : "Vallahi, biz açık bir sapıklığın ta içindeymişiz."
|