|
Vakia Suresi 51
Summe innekum eyyuhed dâllûnel mukezzibûn(mukezzibûne).
1. summe : sonra
2. inne-kum : muhakkak ki siz
3. eyyuhâ : ey
4. ed dâllûne : dalâlette olanlar
5. mukezzibûne : yalanlayanlar
İmam İskender Ali Mihr : Sonra siz, ey gerçekten dalâlette olan yalanlayıcılar!
Diyanet İşleri : (51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar, şüphe yok ki.
Adem Uğur : Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
Ahmed Hulusi : Sonra muhakkak ki siz ey (Hakikati) yalanlayıcı sapkınlar. . .
Ahmet Tekin : Dahası, siz, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk hayat yaşayanlar, Kurânı ve peygamberleri yalanlayanlar!
Ahmet Varol : Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayıcılar!
Ali Bulaç : Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,
Ali Fikri Yavuz : Sonra, muhakkak ki siz ey sapkınlar, yalancılar!
Bekir Sadak : Sonra, siz ey sapiklar, yalanlayanlar!
Celal Yıldırım : Sonra siz, ey şaşkın sapıklar, (hakkı) yalan sayanlar!
Diyanet İşleri (eski) : Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!
Diyanet Vakfi : Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
Edip Yüksel : `Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar,`
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra siz, ey sapgın münkirler!
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra siz, ey sapık inkarcılar,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar!
Fizilal-il Kuran : Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar,
Gültekin Onan : Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,
Hasan Basri Çantay : Sonra hakıykaten siz, ey sapkınlar ve tekzîbciler,
Hayrat Neşriyat : (51-52) Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz!
İbni Kesir : Sonra gerçekten siz ey sapıklar, yalanlayıcılar;
Muhammed Esed : ve o zaman, siz ey yoldan sapmış ve hakikati yalanlamış olanlar,
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra şüphe yok ki, sizler ey sapıklar, tekzîp ediciler!
Ömer Öngüt : Sonra siz ey sapıklar, yalanlayıcılar!
Şaban Piriş : -Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayanlar!
Suat Yıldırım : Sonra siz ey yoldan sapanlar ve hak dini yalan sayanlar!
Süleyman Ateş : Sonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız).
Tefhim-ul Kuran : Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalancılar,
Ümit Şimşek : Sonra da, ey yalanlayıcı sapıklar!
Yaşar Nuri Öztürk : Ve siz de ey sapık yalanlayıcılar!
|