|
Vakia Suresi 84
Ve entum hîne izin tenzurûn(tenzurûne).
1. ve : ve
2. entum : siz
3. hîne izin : o zaman, o anda
4. tenzurûne : bakarsınız
İmam İskender Ali Mihr : Ve siz, o anda (ona öylece, bir yardım yapamayarak sadece) bakarsınız.
Diyanet İşleri : Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Siz de o sırada bakar durursunuz.
Adem Uğur : O vakit siz bakar durursunuz.
Ahmed Hulusi : O zaman siz (çaresiz) bakakalırsınız!
Ahmet Tekin : O zaman acz içinde bakar durursunuz.
Ahmet Varol : O vakit siz (can çekişene) bakar durursunuz.
Ali Bulaç : Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Ali Fikri Yavuz : O vakit (ölünün etrafında bulunan sizler), bakar durursunuz. (Elinizden bir şey gelmez, canınızın çıkmasını beklersiniz).
Bekir Sadak : (83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
Celal Yıldırım : Siz de bakıp dururken,
Diyanet İşleri (eski) : (83-85) Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Diyanet Vakfi : O vakit siz bakar durursunuz.
Edip Yüksel : O anda siz bakınmaktasınız.
Elmalılı Hamdi Yazır : ki siz o vakıt bakar durursunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ki o zaman bakar durursunuz,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ki o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz.
Fizilal-il Kuran : O sırada sizler gözlerinizi o can çekişen adama dikersiniz.
Gültekin Onan : Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Hasan Basri Çantay : o vakit siz görürsünüz!
Hayrat Neşriyat : (83-84) Öyle ise, değil mi ki (can) boğaza geldiğinde, artık siz, o sırada (can çekişen o kimseye çâresizlikle) bakar durursunuz.
İbni Kesir : O vakit görürsünüz siz.
Muhammed Esed : siz de (çaresiz bir şekilde) durup seyrederken,
Ömer Nasuhi Bilmen : (83-84) Artık değil mi ki, (can) boğaza geldiği vakit. Ve siz o zaman bakar durursunuz.
Ömer Öngüt : Siz (o can çekişen kimseye) bakar durursunuz.
Şaban Piriş : Siz, o zaman bakıp kalırsınız
Suat Yıldırım : O vakit can çekişenin yanında bulunan sizler bakar durursunuz.
Süleyman Ateş : Ki siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz.
Tefhim-ul Kuran : Ki o sırada siz (sadece) bakıp durursunuz,
Ümit Şimşek : O vakit siz bakar, durursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte o zaman siz bakakalırsınız!
|