|
Araf Suresi Yuz On Yedi
Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâke, fe izâ hiye telkafu mâ yefikûn(yefikûne).
1. ve evhay-nâ : ve biz vahyettik
2. ilâ mûsâ : Musa (as)`a
3. en elkı : atmasını
4. asâ-ke : asasını
5. fe izâ : olduğu zaman
6. hiye : o
7. telkafu : yutuyor
8. mâ : şeyi
9. ye`fikûne
(ıfk) : yalandan yapıyorlar, sihir yapıyorlar, uyduruyorlar
: (yalan)
İmam İskender Ali Mihr : Ve Musa (A.S)`ya asasını atmasını vahyettik. Attığı zaman o, (onların) uydurdukları (sihirle yaptıkları) şeyleri yuttu.
Diyanet İşleri : Biz de Mûsâya, Elindeki değneğini at diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ`ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü.
Adem Uğur : Biz de Musa`ya, "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Ahmed Hulusi : Biz de Musa`ya: "Asanı at" diye vahyettik. . . Bir de ne görsünler, o (asa), onların uydurdukları şeyleri kapıp yutuyor!
Ahmet Tekin : Biz de Mûsâya:
`Sen de asânı at` diye vahyettik. Bir de baktılar ki, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Ahmet Varol : Bunun üzerine biz Musa`ya: `Asanı at` diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uyduruverdikleri şeyleri yutuyor.
Ali Bulaç : Biz de Musa`ya: "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.
Ali Fikri Yavuz : Biz de Mûsaya: -Asânı bırakıver diye vahyettik. Bir de baktılar ki, asâ, onların bütün uydurduklarını yutuyor.
Bekir Sadak : Biz de Musa`ya, `Asani koyuver» dedik, o da koydu; hemen onlarin uydurduklarini yutmaya basladi.
Celal Yıldırım : Musa`ya Asa`nı bırakıver! diye vahyettik, derken Asa onların uydurduklarını (bir bir) yutmaya başladı.
Diyanet İşleri (eski) : Biz de Musa`ya, `Asanı koyuver` dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.
Diyanet Vakfi : Biz de Musa`ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Edip Yüksel : Biz de Musa`ya `Asanı at,` diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz de Mûsâya «asanı bırakıver» diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz de Musa`ya: «Asanı bırakıver!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o onların bütün uydurduklarını yalayıp yutuyor!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Biz de Musa`ya «Sen de asânı bırakıver.» diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.
Fizilal-il Kuran : Biz de Musa`ya `Elindeki değneği yere at` diye vahyettik, değnek onların bütün göz boyayıcılıklarını yutuverdi.
Gültekin Onan : Biz de Musa`ya "Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.
Hasan Basri Çantay : Biz de Musâya: «Bırak asaanı» diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!.
Hayrat Neşriyat : Derken (biz de) Mûsâya: `Asânı (yere) bırak!` diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o, (onların) uydurmakta oldukları şeyleri yutuyor!
İbni Kesir : Biz de Musa`ya: Asanı bırak, diye vahyettik. Bir de ne görsünler; onların uydurduklarını yalayıp yutuyor.
Muhammed Esed : Ve (o zaman) Biz de Musaya: "Asanı yere at!" diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Mûsa`ya vahyettik: «Âsânı atıver.» Hemen o (âsâ) da onların uydurmuş oldukları şeyleri yutuverdi.
Ömer Öngüt : Biz de Musa`ya: Asanı at! diye vahyettik. Bir de ne görsünler! Onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Şaban Piriş : Biz de Musaya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.
Suat Yıldırım : Biz de Mûsâya "Asanı yere bırak!" diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor!
Süleyman Ateş : Biz de Mûsâ`ya: "Asânı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Mûsâ`nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).
Tefhim-ul Kuran : Biz de Musa`ya: «Asanı fırlatıver» diye vahyettik. (O da fırlatıverince) Bir de baktılar ki, o, bütün uydurduklarını derleyip toparlayıp yutuyor.
Ümit Şimşek : Biz de Musa`ya `Asânı at` diye vahyettik. Attığı gibi, o, büyücülerin uydurduğu şeyleri yutmaya başladı.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz de Musa`ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
|