|
Cin Suresi 13
Ve ennâ lemmâ seminel hudâ âmennâ bih(bihî), fe men yumin bi rabbihî fe lâ yehâfu bahsen ve lâ rehekâ(rehekan).
1. ve ennâ : ve gerçekten biz
2. lemmâ : olduğu zaman
3. semi`nâ : işittik
4. el hudâ : hidayet
5. âmennâ : biz îmân ettik
6. bi-hî : ona
7. fe men : artık kim
8. yu`min : iman ederse
9. bi rabbi-hî : Rabbine
10. fe lâ yehâfu : bundan sonra korkmaz
11. bahsen : hakkının verilmemesi, eksiltilmesi
12. ve lâ : ve yoktur, olmaz
13. rehekan : zilletin sarması, zulme uğraması
İmam İskender Ali Mihr : Ve gerçekten biz, hidayeti işittiğimiz zaman O`na îmân ettik. Artık kim Rabbine îmân ederse, bundan sonra hakkının verilmemesinden ve zulme uğrayacağından korkmaz.
Diyanet İşleri : Gerçekten biz hidayet rehberini (Kuranı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve gerçekten de doğru yolu gösteren Kur`ân`ı duyunca inandık ona; kim Rabbine inanırsa artık ne mükâfâtın azalmasından korkar, ne de zulümden ve kötülükten.
Adem Uğur : Doğrusu biz, o hidayeti (Kur`an`ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
Ahmed Hulusi : "Biz hüdayı (Kurân`ı) işittiğimizde, Onun hakikat olduğuna iman ettik. . . Kim Rabbine hakikati olarak iman ederse, (artık o) ne hakkının eksik verilmesinden korkar ve ne de zillete düşürülmekten!"
Ahmet Tekin : `Biz hidayet rehberi olan Kurânı, peygamberi işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, amellerinin değerinin düşürülmesinden, mükâfatının eksik verilmesinden, haklarına tecavüzden, zulüm ve haksızlık edilmesinden korkmaz.`
Ahmet Varol : Ve biz doğruluğa ileten (Kur`an)`ı duyunca ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse (sevabının) eksik verilmesinden de, haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.
Ali Bulaç : "Elbette biz, o yol gösterici (Kur`an`ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından."
Ali Fikri Yavuz : Gerçekten biz, O Kuranı dinlediğimiz zaman ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne mükâfatının azalacağından, ne de bir haksızlığa uğrıyacağından korkmaz.
Bekir Sadak : «Şuphesiz, dogruluk rehberi olan Kuran`i dinledigimizde ona inandik; kim Rabbine inanirsa, o, ecrinin eksiltileceginden ve kendisine haksizlik edileceginden korkmaz.»
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki, biz doğru yolu gösteren (Kur`ân)ı kulak verip dinlediğimizde ona imân ettik. Artık kim Rabbına imân ederse, ne (ecrinin) eksileceğinden, ne de haksızlığa uğrayacağından korkusu olmaz..
Diyanet İşleri (eski) : `Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran`ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz.`
Diyanet Vakfi : Doğrusu biz, o hidayeti (Kur`an`ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
Edip Yüksel : `Biz, yol gösteren (Kuran)ı işitir işitmez ona inandık. Rabbine inanan hiçbir haksızlığa ve sıkıntıya uğramaz.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iyman ettik, her kim o rabbına iyman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istiylâ olunmak korkusu kalmaz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Her kim O Rabbine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden.»
Fizilal-il Kuran : Biz doğru yola ileten Kur`ân`ı işitir işitmez ona inandık. Kim Rabbine inanırsa ne haksızlığa uğramaktan ve ne zora koşulmaktan korkar.
Gültekin Onan : "Elbette biz, o yol gösterici (Kuran`ı) işitince, ona inandık. Artık kim rabbine inanırsa, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından."
Hasan Basri Çantay : «Doğrusu, biz o hidâyeti (Kur`ânı) dinleyince ona îmân etdik. Kim de Rabbine îmân ederse o, ne bir (ecrinin) eksileceğinden, ne de bir haksızlığa uğrayacağından korkmaz».
Hayrat Neşriyat : `Ve gerçekten biz, o hidâyeti (Kurânı) dinleyince ona îmân ettik. O hâlde kim Rabbisine îmân ederse, artık ne (alacağı sevabda) bir noksanlıktan, ne de bir haksızlığa uğramaktan korkar!`
İbni Kesir : Doğrusu biz, hidayeti işittiğimizde ona inandık. Kim Rabbına iman ederse; o, ecrinin eksiltilmesinden ve kendisine haksızlık edilmesinden korkmaz.
Muhammed Esed : Bu nedenle, (Allah`ın) rehberliği(ne çağrıyı) duyar duymaz ona inanmaya başladık. Rabbine inanan kimse hiçbir zaman ziyana veya haksızlığa uğrama korkusu duymaz.
Ömer Nasuhi Bilmen : «Doğrusu biz vaktâ ki, o rehber-i hidâyeti dinledik, O`na imân ettik. İmdi kim de Rabbine imân ederse artık ne noksaniyetten ve ne de bir zillete uğramadan korkmaz.»
Ömer Öngüt : "Biz hidayet rehberi olan Kur`an`ı dinlediğimizde, ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse; o artık ne mükâfatın azalacağından, ne de haksızlığa uğrayacağından korkmaz.
Şaban Piriş : Biz, yol göstericiyi işittiğimiz zaman ona inandık. Kim Rabbine iman ederse, (ecrinin) eksilmesinden ve haksızlık edilmesinden korkmaz.
Suat Yıldırım : Biz hidâyet Rehberini dinleyince onu tasdik ettik. Kim Rabbine iman ederse, ne hakkının eksik verilmesinden, ne de gadre uğramaktan asla endişesi kalmaz."
Süleyman Ateş : Biz, yol gösteren (Kur`ân)ı işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa (ne hakkının) eksik verilmesinden, ne de kendisine kötülük edilmesinden korkar.
Tefhim-ul Kuran : «Elbette biz, o yol gösterici (Kur`an`ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından.»
Ümit Şimşek : `Doğru yolu gösteren Kur`ân`ı işitir işitmez biz ona iman ettik. Rabbine iman eden kimse ne ecrinin eksilmesinden korkar, ne zulme uğramaktan.
Yaşar Nuri Öztürk : "Biz, doğruya ve güzele kılavuzlayanı dinleyince, ona inandık. Rabbine inanan kişi ne hakkının eksik verilmesinden korkar ne de tecavüze uğrayıp kuşatılmaktan."
|