|
Enfal Suresi 31
Ve iza tutlâ aleyhim âyâtunâ kâlû kad semi`nâ lev neşâu le kulnâ misle hâzâ in hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).
1. ve iza tutlâ : ve tilâvet edildiği, okunduğu zaman
2. aleyhim : onlara
3. âyâtu-nâ : âyetlerimiz
4. kâlû : dediler
5. kad : olmuştu
6. semi`nâ : biz işittik
7. lev : eğer, olsa
8. neşâu : dileriz
9. le kul-nâ : elbette biz söyledik (söylerdik)
10. misle : benzerini, onun gibi
11. hâzâ : bu
12. in
.. (illâ) : ancak, sadece
13. hâzâ : bu
14. in
.. (illâ) : ancak, sadece
15. esâtîru el evvelîne : evvelkilerin masalı (yazdıkları, satıra döktükleri asılsız şeyler)
İmam İskender Ali Mihr : Ve âyetlerimiz onlara okunduğu zaman, Biz işittik. Şâyet biz dileseydik, bunun gibisini elbette biz de söylerdik. Bu ise ancak evvelkilerin masalıdır. dediler.
Diyanet İşleri : Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir dediler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlara âyetlerimiz okunurken dediler ki: Duyduk, dilersek biz de buna benzer sözler söyleriz ve bu, eskilerin masallarından başka bir şey de değil.
Adem Uğur : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: "(Evet) işittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."
Ahmed Hulusi : Onlara işaretlerimiz okunduğunda: "Gerçekten işittik. . . Eğer dilesek elbette bunun benzerini biz de söylerdik. . . Evvelkilerin masallarından başka bir şey değil bu!" dediler.
Ahmet Tekin : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman:
`Böyle şeyler işittik. İstesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu kesinlikle eskilerin masallarından ibaret` dediler.
Ahmet Varol : Onlara ayetlerimiz okunduğunda: `Duyduk. İstesek bunun gibisini biz de söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir` derler.
Ali Bulaç : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman; "İşittik" dediler. "İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir."
Ali Fikri Yavuz : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: - İşittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz! Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir! diyorlardı.
Bekir Sadak : Ayetlerimiz onlara okundugu zaman, «Isittik, isittik! Istesek biz de aynini soyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallaridir» derlerdi.
Celal Yıldırım : Âyetlerimiz onlara karşı okununca, «işittik, işittik, istersek bunun bir benzerini biz de söyleyebilirdik ; bu olsa olsa eskilerin masallarıdır!» derler.
Diyanet İşleri (eski) : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, `İşittik, işittik! İstesek biz de aynını söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallarıdır` derlerdi.
Diyanet Vakfi : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «(Evet) işittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.»
Edip Yüksel : Ayetlerimizi dinledikleri zaman, `İşittik,` diyorlardı, `İstesek biz de bunun bir benzerini getiririz. Bu, geçmişlerin efsanelerinden başka bir şey değil.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve onlara âyetlerimiz okunacağı zaman artık işittik, dilesek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsânelerinden başka bir şey değil diyorlardı
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve onlara ayetlerimiz okunacağı zaman: «Artık işittik, dilesek bunun gibisini biz de söyleriz; bu eskilerin masallarından başka birşey değil!» diyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, «işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir» diyorlardı.
Fizilal-il Kuran : Onlara ayetlerimiz okununca «işittik, istesek biz de bunlar gibisini söyleyebiliriz, bunlar eskilerin masallarından başka bir şey değildirler» dediler.
Gültekin Onan : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman "işittik" dediler. "İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu eskilerin efsanelerinden başkası değildir."
Hasan Basri Çantay : Onlara âyetlerimiz okunurken şöyle dedilerdi: «İşitdik. Eğer dilersek biz de elbet bunun benzerini söyleriz! Bu, eskilerin masallarından barka (bir şey) değildir!».
Hayrat Neşriyat : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman da: `Doğrusu işittik; eğer istesek elbette (biz de) bunun benzerini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!` dediler.
İbni Kesir : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman; işittik, istersek biz de bunun benzerini söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir, demişlerdi.
Muhammed Esed : Ve kendilerine her ne zaman ayetlerimiz ulaştırılsa, "Biz (bütün bunları) önceden de işitmiştik," derlerdi, "istesek, şüphesiz, biz (kendimiz) de bu tür sözler düzebiliriz: eski zamanlara dair masallardan başka bir şey değil, bunlar!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara âyetlerimiz okunduğu zaman dediler ki: «Artık işittik, eğer dileyecek olsak elbette bunun mislini biz de söyleyebiliriz. Bu evvelkilerin efsanelerinden başka birşey değildir.»
Ömer Öngüt : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: İşittik, istersek biz de benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir. derlerdi.
Şaban Piriş : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz. Bu sadece eskilerin masalları dediler.
Suat Yıldırım : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman:"Artık anladık! Biliyoruz! Dilesek bunun benzerini biz de söyleyebiliriz. Bu, önceden geçmiş insanların masallarından başka bir şey değildir!" derler.
Süleyman Ateş : Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman "İşittik" dediler, "İstesek, biz de bunun gibisini söyleriz. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!"
Tefhim-ul Kuran : Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman: «İşittik» dediler. «İstesek, biz de bunun bir benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin efsanelerinden başkası değildir.»
Ümit Şimşek : Onlara âyetlerimiz okunduğunda, `Bunu daha önce işitmiştik. İstesek biz de böyle şeyler söyleriz. Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil` dediler.
Yaşar Nuri Öztürk : Ayetlerimiz onlara okunduğunda şöyle derler: "Tamam, işittik. İstersek bunun gibisini elbette ki söyleriz; öncekilerin masallarından başka şey değil ki bu!"
|