|
Hakka Suresi 22
Fî cennetin âliyeh(âliyetin).
1. fî cennetin : cennette
2. âliyetin : yüksek, yüce
İmam İskender Ali Mihr : Onlar yüksek bir cennettedirler.
Diyanet İşleri : Yüksek bir cennettedir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Yüce cennettedir.
Adem Uğur : Yüce bir cennette,
Ahmed Hulusi : Âli (yüce) bir cennette!
Ahmet Tekin : Yüce cennetlerde, yüksek konaklardadır.
Ahmet Varol : Yüksek bir cennette.
Ali Bulaç : Yüksek bir cennette.
Ali Fikri Yavuz : Yüksek bir cennettedir.
Bekir Sadak : (21-23) Artik o, meyveleri sarkmis, yuksek bir bahcede, hos bir yasayis icindedir.
Celal Yıldırım : Yüksekçe bir Cennet`tedir.
Diyanet İşleri (eski) : (21-23) Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet Vakfi : (21-23) Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.
Edip Yüksel : Yüksek bir cennette (bahçede),
Elmalılı Hamdi Yazır : Yüksek bir Cennettedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yüksek bir cennettedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yüksek bir cennettedir.
Fizilal-il Kuran : Yüksek bir bahçede ki,
Gültekin Onan : Yüksek bir cennette.
Hasan Basri Çantay : yüksek bir cennetde.
Hayrat Neşriyat : Yüksek bir Cennette!
İbni Kesir : Yüksek bir cennette,
Muhammed Esed : yüce bir cennette,
Ömer Nasuhi Bilmen : Bir yüksek cennet içindedir.
Ömer Öngüt : Yüce bir cennette.
Şaban Piriş : Yüksek bir cennette..
Suat Yıldırım : Çok güzel ve pek kıymetli cennet bahçelerindedir.
Süleyman Ateş : Yüksek bir bahçede.
Tefhim-ul Kuran : Yüksek bir cennette.
Ümit Şimşek : Yüksek bir Cennettedir.
Yaşar Nuri Öztürk : Yüksek bir bahçe içindedir.
|