|
Hakka Suresi 32
Summe fî silsiletin zeruhâ sebûne zirâan feslukûh(feslukûhu).
1. summe : sonra
2. fî silsiletin : zincir içinde
3. zer`u-hâ : onun uzunluğu
4. seb`ûne : 70
5. zirâan : arşın
6. fe uslukû-hu : öylece onu sevkedin
İmam İskender Ali Mihr : Sonra uzunluğu yetmiş arşın (zira) olan bir zincir içinde, öylece onu (cehenneme) sevkedin.
Diyanet İşleri : Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sonra da onu, boyu yetmiş zirâ, bir zincire vurun.
Adem Uğur : Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!
Ahmed Hulusi : "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içine sokun onu;"
Ahmet Tekin : `Önce onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun, Cehenneme öyle sokun.`
Ahmet Varol : Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincirin içinde oraya sokun.
Ali Bulaç : "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin."
Ali Fikri Yavuz : Sonra, boyu yetmiş arşın bir zincirde, onu oraya sürün.
Bekir Sadak : «Sonra onu boyu yetmis arsin olan zincire vurun";
Celal Yıldırım : Sonra boyu yetmiş arşın bir zincire vurup yollayın.
Diyanet İşleri (eski) : `Sonra onu boyu yetmiş arşın olan zincire vurun`;
Diyanet Vakfi : Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde oraya sokun!
Edip Yüksel : Sonra, onu yetmiş arşın boyunda bir zincire vurun.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra bir zincirde, ki boyu yetmiş arşın, yollayın onu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Sonra da boyu yetmiş arşın bir zincirde yollayın onu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun.»
Fizilal-il Kuran : Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!
Gültekin Onan : "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin."
Hasan Basri Çantay : «(Bundan) sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içinde, oraya sokun».
Hayrat Neşriyat : `Sonra hemen onu, boyu yetmiş arşın olan bir zincire vurun!`
İbni Kesir : Sonra da onu, boyu yetmiş arşın olan zincire vurun.
Muhammed Esed : ve sonra (kendisi gibi suçluların bağlandığı) bir zincire bağlayın, uzunluğu yetmiş arşın olan (bir zincire):
Ömer Nasuhi Bilmen : (32-33) «Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincir içinde olarak onu sevkedin. Muhakkak ki o, azîm olan Allah`a imân etmez idi.»
Ömer Öngüt : "Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun!"
Şaban Piriş : Sonra da onu yetmiş arşın boyundaki zincire vurun ve sürün.
Suat Yıldırım : Sonra da onu, yetmiş arşın uzunluğundaki zincire vurun!"
Süleyman Ateş : "Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu!"
Tefhim-ul Kuran : «Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin.»
Ümit Şimşek : Yetmiş arşın zincire vurun.
Yaşar Nuri Öztürk : "Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu!"
|