|
Rad Suresi 9
Âlimul gaybi veş şehâdetil kebîrul muteâl(muteâli).
1. âlimu : bilir
2. el gaybi : gaybı
3. ve eş şehâdetil : ve şehadet edileni, görüleni
4. kebîru : büyük olan
5. el muteâli : herşeyden üstün, yüce, âlî olan
İmam İskender Ali Mihr : Görünen (şahit olunan) ve görünmeyeni (gaybı) bilir. Büyüktür, Âlî (yüce)dir.
Diyanet İşleri : O, gaybı da görülen âlemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gizliyi de bilen, açıkta olanı da bilen çok büyük ve yüce bir Tanrıdır.
Adem Uğur : O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir.
Ahmed Hulusi : Algılanamayan ve algılananın Aliym`idir! Kebiyr`dir (sonsuz mânâlar büyüklüğü sahibi), Mütealiy`dir (yüceliği her şeyi ihâta eder).
Ahmet Tekin : O duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilir. Çok büyüktür. Yücelerden yücedir.
Ahmet Varol : (O) gaybı da görüneni de bilendir, büyüktür, yücedir.
Ali Bulaç : O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir.
Ali Fikri Yavuz : O, gaybı ve hazırı bilen çok büyük üstün varlıktır.
Bekir Sadak : (9-10) Goruleni de gorulmeyeni de bilen, yucelerin yucesi buyuk Allah`a gore, aranizdan sozu gizleyen ile, aciga vuran ve geceye burunerek gizlenip gunduzun ortaya cikan arasinda fark yoktur.
Celal Yıldırım : Görülmeyeni de, görüleni de bilendir. O, çok büyüktür, çok yücedir.
Diyanet İşleri (eski) : (9-10) Görüleni de görülmeyeni de bilen, yücelerin yücesi büyük Allah`a göre, aranızdan sözü gizleyen ile, açığa vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çıkan arasında fark yoktur.
Diyanet Vakfi : O, görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir.
Edip Yüksel : Gizliyi ve açığı Bilendir; Büyüktür, Yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır : gayb-ü şehadeti bilen kebîri müteâl.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Görünmeyeni ve görüneni bilendir; büyüktür, herşeyden yücedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah görünmeyeni de bilir, görüneni de. Büyüktür ve yücelerden yücedir.
Fizilal-il Kuran : O, görülür görülmez, her şeyi bilen, yüceler yücesidir.
Gültekin Onan : O gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir.
Hasan Basri Çantay : O, görünmeyeni de, görüneni de bilendir, çok büyükdür, her şeyden yücedir O.
Hayrat Neşriyat : (O,) görünmeyeni de görüneni de hakkıyla bilendir; Kebîr (pek büyük)tür, Müteâl(herşeyden yüce)dir.
İbni Kesir : Görüleni de, görülmeyeni de bilir. Yücelerin yücesidir.
Muhammed Esed : O, yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da, onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilmektedir. Büyük olan O`dur; var olan veya olması mümkün her şeyin/herkesin üstünde ve ötesinde olan O.
Ömer Nasuhi Bilmen : O (Hâlık-ı Zîşan) gizliyi de ve açıkta olanı da bilicidir. Pek büyüktür, her şeyden üstündür.
Ömer Öngüt : O görülmeyeni de bilir, görüleni de bilir. Çok büyüktür, yücedir.
Şaban Piriş : Gizliyi de ortada olanı da bilen, yücelerin yücesi büyük Allahtır.
Suat Yıldırım : Gayb ve şehâdet alemini de, görünmeyen ve görünen âlemi de bilen, büyük ve yüce olan Odur.
Süleyman Ateş : (O), gizliyi ve aşikâreyi bilendir, büyüktür, yücedir.
Tefhim-ul Kuran : O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir.
Ümit Şimşek : O görüneni de bilir, görünmeyeni de. O herşeyden büyük, herşeyden yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk : Gaybı da görünen âlemi de bilendir/Âlim`dir O... Kebîr, sınırsızca büyük O`dur; Müteâl, sonsuzca yüce O`dur.
|