Ana Sayfa Portal Gelişmiş Arama Üye Listesi Takvim Yardım Belgeleri
Tarih: 25.08.2019, Saat: 06:03 Hoşgeldin, Ziyaretçi: (Giriş YapÜye Ol)
Hızlı Arama:
Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Zariyat Suresi 40
01.10.2012, 08:36
Yorum: #1
Zariyat Suresi 40
Fe ehaznâhu ve cunûdehu fe nebeznâhum fîl yemmi ve huve mulîm(mulîmun).

1. fe : böylece, bunun üzerine, sonunda
2. ehaznâ-hu : biz onu yakaladık
3. ve cunûde-hu : ve onun orduları
4. fe : böylece, bunun üzerine, sonunda
5. nebeznâ-hum : onları attık
6. fî el yemmi : denize, denizin içine
7. ve huve : ve o
8. mulîmun : kınanmış olan
İmam İskender Ali Mihr : Sonunda onu ve ordularını yakaladık ve böylece onları kınanmış olarak denize attık.
Diyanet İşleri : Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken onu ve ordusunu helâk etmiş, onları denize atıvermiştik de o kendisini kınayıp durmadaydı.
Adem Uğur : Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
Ahmed Hulusi : Bunun üzerine onu ve ordusunu yakaladık da onları denize attık. . . O pişmanlıkla kendi kendini yeriyordu!
Ahmet Tekin : Onu, Allah’a âsî olan ilâhî kuralları tanımayan askerî erkânını ve ordularını da tutup denize attık. O pişmanlık duyarak kendisini kınayıp duruyordu.
Ahmet Varol : Biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize attık ki o (bu sırada kendi kendini) kınamaktaydı. [3]
Ali Bulaç : Bunun üzerine, Biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,) `kınanacak işler yapıyordu.`
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine tuttuk kendisini ve ordularını denize attık. Öyle ki, küfür ve inad üzere bulunuyordu.
Bekir Sadak : Sonunda onu ve ordularini yakalayip denize attik. O, kinanmayi haketmisti.
Celal Yıldırım : Bu sebeple onu da, ordusunu da yakalayıp (deniz) dalgaları arasına fırlattık ki (o sırada) kendini kınıyordu.
Diyanet İşleri (eski) : Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
Diyanet Vakfi : Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
Edip Yüksel : Onu ve askerlerini yakalayıp denize attık. Bu sonucu haketmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onun üzerine biz de tuttuk kendisini ve ordularını deryaya fırlatıverdik, namerdlik ederken o leîm.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine Biz de tuttuk kendisini ve ordularını denize fırlatıverdik o alçak namertlik ederken.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.
Fizilal-il Kuran : Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
Gültekin Onan : Bunun üzerine, biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,), `kınanacak işler yapıyordu`.
Hasan Basri Çantay : Nihayet onu da, ordularını da yakalayıb denize atdık ki o, (bu sırada kendi kendini) kınayıcı idi.
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (biz de) onu ve ordusunu, kendisi kınanacak bir kimse olarak yakalayıp hepsini denize atıverdik.
İbni Kesir : Sonunda onu da, ordularını da yakalayıp denize attık. O, kınanacak işler yapıp durmaktaydı.
Muhammed Esed : ve Biz onu ve adamlarını yakalayıp hepsini denize atmıştık, (bütün bu olup bitenler için) suçlanması gereken, (Firavun`dan başkası değildi,) yalnız o idi (tek suçlu).
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık O`nu da, ordularını da yakaladık, hemen onları denize atıverdik. Ve o, levm edilecek şeyleri yaparken (öyle bir felakete uğramış oldu).
Ömer Öngüt : Biz de onu ve ordusunu tutup denize attık. Bu sırada o, kendisini kınayıp duruyordu.
Şaban Piriş : Biz de onu ve askerlerini yakalamış ve denize atmıştık. O pişman olmuştu.
Suat Yıldırım : Biz de hem onu, hem ordularını yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. Boğulurken, pişmanlıkla kendi kendini kınıyordu.
Süleyman Ateş : Biz de onu ve askerlerini yakaladık, onları denize attık. (O boğulurken pişmanlıkla) Kendi kendini kınıyordu.
Tefhim-ul Kuran : Bunun üzerine, biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,) `kınanacak işler yapıp durmaktaydı`.
Ümit Şimşek : Biz de hem onu, hem ordusunu yakalayıp denize attık ki, o sırada o kendi kendisini suçluyordu.
Yaşar Nuri Öztürk : Bunun üzerine, onu da ordusunu da yakalayıp suyun ortasına fırlattık. Kendi kendini kınayıp duruyordu.
kullanıcının tüm mesajlarını bul
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  nato genel sekreterinin görev süresi kaç yıldır? admin 0 684 11.09.2015 04:27
Son Yorum: admin
  Zariyat 14 alimallah 0 420 29.10.2013 22:14
Son Yorum: alimallah
  Zariyat 15 alimallah 0 426 29.10.2013 22:14
Son Yorum: alimallah
  Zariyat 13 alimallah 0 640 29.10.2013 22:13
Son Yorum: alimallah
  Zariyat 11 alimallah 0 347 29.10.2013 22:11
Son Yorum: alimallah

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi


Sitemizde bulunan materyallerin 'Allah' (C.C), rızası için çoğaltılmasında herhangi bir sakınca yoktur.
Ayrıca sitede bulunan konularda, yorum yapan şahısların, yapmış oldukları yorumlar sadece şahsi bir yorum olduğu bilinmelidir.