Aşağıdaki Hatalar Oluştu:
Warning [2] Use of undefined constant SAPI_NAME - assumed 'SAPI_NAME' (this will throw an Error in a future version of PHP) - Line: 3379 - File: inc/functions.php PHP 7.4.33 (Linux)
File Line Function
/inc/functions.php 3379 errorHandler->error
/showthread.php 116 build_archive_link
Warning [2] Use of undefined constant IN_ARCHIVE - assumed 'IN_ARCHIVE' (this will throw an Error in a future version of PHP) - Line: 3322 - File: inc/functions.php PHP 7.4.33 (Linux)
File Line Function
/inc/functions.php 3322 errorHandler->error
/inc/functions.php 3315 build_forum_breadcrumb
/showthread.php 195 build_forum_breadcrumb
Warning [2] Use of undefined constant IN_ARCHIVE - assumed 'IN_ARCHIVE' (this will throw an Error in a future version of PHP) - Line: 3322 - File: inc/functions.php PHP 7.4.33 (Linux)
File Line Function
/inc/functions.php 3322 errorHandler->error
/showthread.php 195 build_forum_breadcrumb
Warning [2] preg_match(): The /e modifier is no longer supported, use preg_replace_callback instead - Line: 357 - File: inc/class_parser.php PHP 7.4.33 (Linux)
File Line Function
[PHP]   errorHandler->error
/inc/class_parser.php 357 preg_match
/inc/class_parser.php 153 postParser->parse_mycode
/inc/functions_post.php 571 postParser->parse_message
/showthread.php 968 build_postbit
Warning [2] preg_match(): The /e modifier is no longer supported, use preg_replace_callback instead - Line: 364 - File: inc/class_parser.php PHP 7.4.33 (Linux)
File Line Function
[PHP]   errorHandler->error
/inc/class_parser.php 364 preg_match
/inc/class_parser.php 153 postParser->parse_mycode
/inc/functions_post.php 571 postParser->parse_message
/showthread.php 968 build_postbit



   
Ana Sayfa Portal Gelişmiş Arama Üye Listesi Takvim Yardım Belgeleri
Tarih: 17.09.2026, Saat: 04:09 Hoşgeldin, Ziyaretçi: (Giriş YapÜye Ol)
Hızlı Arama:
Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İslamin Sesi Kole Bilal
24.07.2013, 21:30
Yorum: #1
İslamin Sesi Kole Bilal
Yeryüzünün lanetlileri efkara gark olmuştu. Arabistan’ın batısında, Serat’ta Habeş’li cariyenin küçük bebeği ağlıyordu. Gözyaşlarından başka hiçbirşeyi olmayanların arasında gözlerini açmış, ve ilk iş olarak göz pınarlarından damlayan yaş ile ıslatmıştı yüzünü. Siyah bir çocuk...
O günlerde Mekke, Hicaz’ın gözbebeğiydi. Ulaşımın kolaylığı; bu ekin bitmez ve kayalıklar üzerine kurulmuş şehri cazip kılıyordu. Şirkin Tanrıları tarafından işgal edilen şehir, zilletin ve izzete tecavüzün meslek addedildiği bir cehennem misali vicdanları kasıp kavuran bir zulmün kalesine dönmüştü...
Tahta tanrıların sahte otoritesine sığınmış servet sahipleri, toprağa acı ve zillet ekmişlerdi. Öyle ya, Alemlerin Rabbi; Mekke’nin toprağını kurutmuş, ekin bitmez ve kurak bir çilehaneye dönüştürmüştü...
Çölden korkan yoksullar geceleri uzayıp giden dağları gözlüyordu. Dağlardan gelen seslerin ürperttiği bedenler, kandilin ışığına sığınır ve dua ederdi. O günlerde çok meşhur bir efsane, arap topraklarının hikayesini anlatıyordu. Efsaneye göre “Alemin Yaratıcısı olan Allah bu dünyayı yaratırken, kayaları ve suları, vadileri ve otlakları en adil şekilde dağıtmış. Her ülke Yaradan’ın lütfundan payına düşeni hakça almış. Arabistan’da... Sonra Alemin yaratıcısı, insanın işine yarayabilir düşüncesiyle her ülkeye biraz kum vermeye karar vermiş. Kumu almış, bir çuvala doldurmuş ve hakça paylaştırması için Cebrail’e vermiş. Ama Şeytan, o kötü melek; insanlığa büyük bir kıskançlık besliyormuş. Cebrail Arabistan’ın üzerinden geçerken Şeytan O’na gizlice yaklaşmış ve çuvalın altını kesmiş; kumlar Arabistan’ın üzerine yağmış, denizleri kurutmuş, nehirlerin suyunu içmiş.” İşte çöl böyle oluşmuş...
Sonra Yaradan bu işe çok kızmış ve şöyle demiş; “Ah Arabistan’ım sefalete boğuldu. Ben de onu saracağım.” Bunun üzerine, çölü geceleri dahi aydınlatacak, altından, pırıl pırıl parlayan, görkemli bir kubbe ihsan etmiş. Ama o kötü melek, insanoğlunu bu kubbeden de mahrum etmeye kararlıymış. Hemen yardımcılarını çağırmış; yardımcıları bu semavi altını kapkara örtülere sarmış. Alemlerin Yaratıcısı elbette bunun altında kalmamış. O’da meleklerini çağırmış; melekler mızraklarıyla, Şeytan’ın kara örtülerinde delikler açmışlar. Arabistan’ın yıldızları, uykusuz gecelerde çadırın girişinde oturanlara gülümseyen o ilahi altın parçaları işte böyle oluşmuş. Ama gündüzleri bu topraklar o kötü meleğin insafına kalmış...
Onda dokuzu ıssız çöllerden ibaret topraklarda efsaneler kuşatmıştı gönülleri. Karanlık çöktüğünde, çölün bittiği yerde iblislerin oturduğu kayaların olduğu konuşulur, mağaralardan İblislerin seslerinin işitildiği anlatılırdı. Hıra mağarasına giden perhizkar isyancıların daldığı derin düşüncelerin korkuttuğu şairler, mağaralarda İblislerin olduğunu anlatıyordu. Yaşamın sillesini yemiş yoksullar, o mağaralardan gelenlerin cinlendiğine iman eder, sözlerine şüphe ile yaklaşırlardı...
Cariye Hemame’nin oğlu Bilal, Cumahoğulları kabilesinin içinde doğmuştu. Kabileci şirkin cahiliye karanlığında; Ümeyye bin Halef’in yitik cariyesi Hemame’nin kucaklarında açtı gözlerini...
Henüz gözlerini açar açmaz kölelik zinciri ile sarılmış bedeni, ırzı üç kuruşluk edilmiş Habeş’li kölelerin nasırlı ellerinde dolaşır olmuştu. Bilal... Öyle ya, akbabalar diyarının yitik çocuğu. Ekin vermez toprakların “siyah ötekisi..”
O günlerde Mekke, önemli bir ticaret durağıydı. Ulaşım kolaylığı açısından merkezi bir konum teşkil ediyor ve Allah’ın Evi Kabe’nin varlığını çok iyi kullanan varlıklı ailelere ev sahipliği yapıyordu.
kullanıcının tüm mesajlarını bul
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kuranda Kole alimallah 0 528 05.01.2013 12:43
Son Yorum: alimallah

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi


Sitemizde bulunan materyallerin 'Allah' (C.C), rızası için çoğaltılmasında herhangi bir sakınca yoktur.
Ayrıca sitede bulunan konularda, yorum yapan şahısların, yapmış oldukları yorumlar sadece şahsi bir yorum olduğu bilinmelidir.