|
Suara 102
Fe lev enne lenâ kerraten fe nekûne minel muminîn(muminîne).
1. fe lev enne : keşke olsaydı
2. lenâ : bize, bizim için
3. kerraten : bir kere daha
4. fe : o zaman
5. nekûne : biz oluruz
6. min : den
7. el mu`minîne : mü`minler
İmam İskender Ali Mihr : Bizim için keşke bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı, o zaman biz mü`minlerden olurduk.
Diyanet İşleri : Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ne olurdu bir kere daha dünyâya dönebilseydik de inananlardan olsaydık.
Adem Uğur : Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
Ahmed Hulusi : "Keşke geri dönebilsek de (hakikate) iman etmenin getirisini elde etsek. "
Ahmet Tekin : `Ah, keşke, bizim için dünyaya bir dönüş fırsatı olabilseydi, biz de müminlerden olurduk.`
Ahmet Varol : Keşke bizim için bir geri dönüş olsaydı da mü`minlerden olsaydık.
Ali Bulaç : "Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik."
Ali Fikri Yavuz : Bari bizim için geriye bir dönüş olsaydı da müminlerden olsak.
Bekir Sadak : (96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.
Celal Yıldırım : Ah! Eğer bir defa daha (Dünya`ya) dönüşümüz olsaydı elbette mü`minlerden olurduk.
Diyanet İşleri (eski) : (96-102) Orada putlarıyla çekişerek: `Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak` derler.
Diyanet Vakfi : Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!
Edip Yüksel : `Bir şansımız daha olsaydı da, inananlar olsaydık.`
Elmalılı Hamdi Yazır : Bari bizim için geriye bir dönmek olsa idi de mü`minlerden olsa idik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bari bizim için geriye (dünyaya) dönme imkanı olsaydı da, mü`minlerden olsaydık.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik.»
Fizilal-il Kuran : Ah keşki, bir daha dünyaya dönebilsek de mü`minlerden olsak.
Gültekin Onan : "Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da inançlılardan olabilseydik."
Hasan Basri Çantay : «Bizim için hakıykaten bir geri dönüş olsaydı da biz de mü`minlerden olsaydık».
Hayrat Neşriyat : `Buna rağmen ah keşke, bizim için hakikaten (dünyaya) bir (dönüş) daha olsa da müminlerden olsak!`
İbni Kesir : Keşki bizim için geri dönüş olsa da, mü`minlerden olsak.
Muhammed Esed : N`olurdu, (o hayata) bir kere daha dönebilseydik de inananlardan olsaydık!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «İmdi bizim için bir kere (geriye) dönüş olsa idi de artık mü`minlerden olsa idik.»
Ömer Öngüt : Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de inananlardan olsak!
Şaban Piriş : Keşke bizim bir hakkımız daha olsaydı da müminlerden oluverseydik.
Suat Yıldırım : (96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"
Süleyman Ateş : "Âh keşke bir dönüşümüz daha olsa da inananlardan olsak!"
Tefhim-ul Kuran : «Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik.»
Ümit Şimşek : `Ne olur, bir fırsatımız daha olsa da mü`minlerden olsaydık!`
Yaşar Nuri Öztürk : "Keşke bir dönüşünüz daha olsaydı da müminlerden olabilseydik."
|